# Manevi Miras ve Keşif Rotaları | Şarm El-Şeyh • Dahab • St. Catherine • Kahire • Giza • Tanta • İskenderiye | 6 Gece 8 Güm

- URL: https://dunyaperesttur.com/tr/manevi-miras-ve-kesif-rotalari-sarm-el-seyh-dahab-st-catherine-kahire-giza-tanta-iskenderiye-6-gece-8-gum-t203445
- Kategori: Konaklamalı Tur
- Süre: 6 Gece 8 Gün
- En yakın tarih: 22 Mart 2027 – 29 Mart 2027
- Başlangıç Fiyatı: 1,745 $ / Kişi Başı
- Ulaşım: Uçak
- Çıkış Noktası: İstanbul, Türkiye

## Tur Detayı

Manevi Miras ve Keşif Rotaları | Şarm El-Şeyh • Dahab • St. Catherine • Kahire • Giza • Tanta • İskenderiye | 6 Gece 8 Güm
MANEVİ MİRAS VE KEŞİF ROTALARI

Tarihi, kültürü ve özgün deneyimleri bir araya getiren özel yolculuklar

MISIR: MUSA DAĞI’NDAN EHL-İ BEYT MAKAMLARINA

Kızıldeniz’den Sina’nın kanyonlarına, Kahire’den Akdeniz’e uzanan özel yolculuk

8 Gün / 6 Gece | Şarm El-Şeyh • Dahab • St. Catherine • Kahire • Giza • Tanta • İskenderiye

Tüm turlar ve yemekler paket fiyatına dahildir. Tur kapsamında mecburi ekstra ücret bulunmaz…

1. GÜN | İSTANBUL – ŞARM EL-ŞEYH

KIZILDENİZ’E AÇILAN YOLCULUK

Saat 04:45’de İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde tur arkadaşlarımızla buluşuyoruz. Bagaj teslimi, bilet ve pasaport işlemlerimizin ardından saat 07:50’de Pegasus Hava Yolları’nın PC630 sefer sayılı tarifeli direkt sabah uçuşu ile Şarm El-Şeyh’e hareket ediyoruz.

Şarm El-Şeyh’e varışımızın ardından pasaport ve bagaj işlemlerimizi tamamlıyor, bizi bekleyen özel aracımızla şehir turumuza başlıyoruz. Kızıldeniz kıyısında gelişen bu önemli turizm merkezinin sahil bölgelerini, modern yerleşimlerini ve öne çıkan noktalarını panoramik olarak görüyoruz. Barış Anıtı, Eski Şehir Merkezi ve El Sahaba Camii görülecek yerler arasındadır.

Panoramik gezimizin ardından otelimize hareket ediyoruz. Odaların hazır olması durumunda yerleşme işlemlerimizi gerçekleştiriyor; standart giriş saatinin henüz başlamamış olması hâlinde eşyalarımızı otelin belirlediği alana bırakarak tesis imkânlarından yararlanıyoruz.

Öğle yemeğimizi otelimizde alıyoruz. Şarm El-Şeyh’teki otelimiz alkolsüz her şey dahil konseptinde hizmet verdiğinden, otelin belirlediği servis saatleri ve konsept kapsamı içerisinde öğle ve akşam yemekleri ile alkolsüz içeceklerden yararlanıyoruz.

Akşam yemeği ve geceleme Şarm El-Şeyh’teki alkolsüz her şey dahil otelimizde.

2. GÜN | ŞARM EL-ŞEYH

KIZILDENİZ’İN SU ALTI DÜNYASI VE SOHO MEYDANI

Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından öğle saatlerine kadar dinlenmek ve tesis imkânlarından yararlanmak için serbest zamanımız bulunuyor. Öğle yemeğimizi otelimizde alıyoruz.

Öğleden sonra Sea Scope deneyimi için hareket ediyoruz. Denizaltı gözlem teknesinin su seviyesinin altındaki panoramik bölümünden Kızıldeniz’in berrak sularını, rengârenk mercanlarını ve zengin su altı yaşamını izliyoruz. Denize girmeden gerçekleştirilen bu deneyim sırasında Kızıldeniz’in eşsiz tabiatını yakından görme imkânı buluyoruz.

Sea Scope gezimizin ardından Şarm El-Şeyh’in modern yaşam ve eğlence merkezlerinden Soho Meydanı’na geçiyoruz. Meydanı ve çevresini tanımak, alışveriş yapmak ve kişisel ihtiyaçlarımızı karşılamak üzere serbest zaman veriyoruz.

Belirlenen saatte yeniden buluşarak otelimize dönüyoruz. Akşam yemeğimizi otelimizde alıyoruz.

Geceleme Şarm El-Şeyh’teki alkolsüz her şey dahil otelimizde.

3. GÜN | ŞARM EL-ŞEYH – DAHAB – ST. CATHERINE

KIZILDENİZ KIYILARINDAN SİNA’NIN KANYONLARINA

Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından odalarımızı boşaltıyor ve özel aracımızla Dahab’a doğru hareket ediyoruz.

Yolculuğumuz boyunca araçlarımızda yeterli miktarda içme suyu ücretsiz olarak sunulmaktadır. Araç içi Wi-Fi hizmetinden yerel kapsama alanı ve kullanım kotası çerçevesinde ücretsiz olarak yararlanılabilir.

Dahab’a ulaşmamızın ardından 4x4 arazi araçlarına geçerek Sina’nın etkileyici tabiatını tanıyacağımız cipli kanyon turumuza başlıyoruz. Dağ geçitleri, çöl yolları ve farklı renk tonlarıyla şekillenmiş kaya oluşumları arasında ilerlerken bölgenin jeolojik yapısını ve Bedevi yaşam kültürünü rehberimizin anlatımlarıyla tanıyoruz. Kanyon rotası; hava, yol, güvenlik ve resmî izin şartlarına göre yerel ekip tarafından belirlenir.

Kanyon gezimizin ardından Dahab merkezine dönüyor ve deniz kıyısındaki seçilmiş yerel restoranımıza geçiyoruz. Taze deniz ürünleri ağırlıklı öğle yemeği menümüzde soğuk başlangıçlar ve salata çeşitleri, günün ızgara veya kızarmış balığı, sıcak garnitürler ile tatlı veya meyve sunuluyor.

Öğle yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli içecekler sunulacaktır.

Yemeğimizin ardından Dahab çarşısında alışveriş yapmak, sahil bölgesini keşfetmek ve kişisel ihtiyaçlarımızı karşılamak üzere serbest zaman veriyoruz.

Belirlenen saatte yeniden buluşarak Sina Yarımadası’nın manevi ve tarihî merkezlerinden St. Catherine’e hareket ediyoruz. Otelimize varışımızın ardından odalarımıza yerleşiyor ve dinleniyoruz.

Akşam yemeğimizi otelimizde alıyoruz.

Akşam yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli içecekler sunulacaktır.

Geceleme St. Catherine’deki otelimizde.

4. GÜN | MUSA DAĞI – ST. CATHERINE – KAHİRE

HZ. MUSA’NIN İZLERİNDE: DAĞ, YANAN ÇALI VE KADİM MANASTIR

Gece yarısından sonra rehberimizin belirleyeceği saatte Musa Dağı tırmanışı için kahvaltı kutularımızla birlikte otelimizden ayrılıyoruz. Sina’nın sessizliği içerisinde, yıldızlarla kaplı gökyüzünün altında başlayan yürüyüşümüzde Hz. Musa’nın hayatı, tevhid mücadelesi, vahiy ve Sina Dağı’nın üç semavi din açısından taşıdığı anlam üzerine anlatımları dinliyoruz.

Musa Dağı tırmanışı tur ücretine dahildir. Parkur; uzun süreli gece yürüyüşü, dik ve düzensiz taşlı zeminler, yüksek basamaklar, rakım, soğuk, rüzgâr ve karanlıkta hareket şartları içerir. Son bölümde yaklaşık 750 taş basamak bulunmaktadır. Toplam yürüyüş süresi grubun temposuna ve şartlara göre yaklaşık 6–7 saate ulaşabilir. Katılımcıların uygun yürüyüş ayakkabısı, katmanlı sıcak giysi, eldiven, bere ve kişisel aydınlatma taşımaları gerekir.

Kalp-damar veya solunum rahatsızlığı, ciddi diz, bel ve eklem problemi, denge sorunu, ileri hareket kısıtlılığı, yakın zamanda geçirilmiş ameliyat ya da yoğun fiziksel efora engel oluşturabilecek bir sağlık durumu bulunan misafirlerin tırmanışa katılmadan önce doktor görüşü almaları ve acenteyi bilgilendirmeleri gerekir. Rehber veya yerel yetkililer, güvenlik açısından uygun görmedikleri misafirlerin katılımını sınırlandırabilir.

Tırmanışa katılmak istemeyen veya sağlık ve fiziksel yeterlilik nedeniyle katılamayan misafirler otelde dinlenebilir. Musa Dağı tırmanışı paket programın fiyata dahil bir parçası olduğundan, katılmayan misafirlere bu hizmet karşılığında ücret iadesi, indirim veya başka bir hizmetle değiştirme yapılmaz.

Tırmanışa katılan misafirlerimiz programın tamamlanmasının ardından otele dönüyor ve ardından dünyanın kesintisiz faaliyet gösteren en eski manastırlarından biri kabul edilen St. Catherine Manastırı’nı ziyaret ediyoruz. Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde inşa edilen bu tarihî yapı; kutsal metinlerde Hz. Musa’nın Allah’ın hitabına mazhar olduğu yerle ilişkilendirilen bölgede, asırlar boyunca farklı inançların hürmet gösterdiği özel bir merkez olarak varlığını sürdürmüştür.

Manastırın içerisinde Hz. Musa kıssasıyla ilişkilendirilen Yanan Çalı bölgesini görüyor; Hz. Musa’nın Medyen’e gelişi, Hz. Şuayb’ın ailesiyle kurduğu bağ, peygamberlik görevi, Firavun karşısındaki mücadelesi, İsrailoğullarının Mısır’dan çıkışı ve Sina Dağı’nda ilahî emirleri alışına uzanan hayat hikâyesini dinliyoruz. (Manastır saat 11:00’dan sonra ve bazı tarihlerde manastırda ayin olması sebebiyle tüm gün manastırın içine ziyaretçi kabul edilmemektedir. Bu tarihlerde ve saatlerde manastır dışarıdan görülecektir.)

St. Catherine yalnızca Hristiyanlık tarihi açısından değil, İslam medeniyeti ve Osmanlı tarihi bakımından da son derece önemlidir. Manastır avlusunda 12. yüzyılda Fatımi döneminde inşa edilen cami, Müslümanlarla manastır topluluğu arasında yüzyıllar boyunca gelişen birlikte yaşama kültürünün sembollerinden biridir. Caminin minaresi ile manastırın çan kulesinin aynı tarihî kompleks içerisinde yan yana yükselmesi, Sina’nın dinler arası hafızasını güçlü biçimde yansıtmaktadır.

Manastır geleneğinde Hz. Muhammed’e nispet edilen koruma ahidnamesi, bölgedeki Müslüman idarecilerin manastıra yönelik himaye anlayışının önemli bir hatırası olarak anlatılmaktadır. Osmanlı hâkimiyetinin başlamasının ardından Yavuz Sultan Selim, manastırın tarihî imtiyazlarını ve korunmasını teyit etmiş; sonraki Osmanlı idarecileri de bu himaye geleneğini sürdürmüştür. Müslüman hacılar, devlet görevlileri ve seyyahların Sina’ya bıraktıkları izler, St. Catherine’in farklı inanç dünyalarının buluştuğu kadim bir ziyaret merkezi olduğunu göstermektedir.

Ziyaretimizin ardından özel aracımızla Kahire’ye doğru hareket ediyoruz. Uzun yolculuğumuz sırasında araçta yeterli miktarda içme suyu ile limitli çay, kahve ve atıştırmalık ikramları sunulmaktadır.

Kahire/Giza bölgesindeki otelimize varışımızın ardından odalarımıza yerleşiyoruz. Akşam yemeğimizi otelimizde alıyoruz.

Akşam yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli içecekler sunulacaktır.

Geceleme Kahire/Giza bölgesindeki otelimizde.

5. GÜN | KAHİRE

SELAHADDİN EYYUBİ’DEN EL-EZHER’E: SULTANLAR, ÂLİMLER VE CUMA BEREKETİ

Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından Mısır’ın tarihî, kültürel ve manevi merkezi Kahire’yi keşfetmek üzere hareket ediyoruz.

Gün boyunca araçlarımızda yeterli miktarda içme suyu ücretsiz olarak sunulmaktadır. Araç içi Wi-Fi hizmetinden yerel kapsama alanı ve kullanım kotası çerçevesinde ücretsiz olarak yararlanılabilir. Öğle yemeğinin programa dahil olmadığı bugün, uygun zamanda misafirlerimize araçta atıştırmalık ikramları sunulmaktadır.

Kahire’deki ilk durağımız, şehre hâkim Mukattam Tepeleri üzerinde yükselen Selahaddin Eyyubi Kalesi oluyor. Haçlı Seferleri döneminde Kahire’yi korumak amacıyla inşa ettirilen kale, İslam dünyasının en önemli hükümdarlarından Selahaddin Eyyubi’nin ileri görüşlülüğünü ve savunma anlayışını yansıtmaktadır. Yüzyıllar boyunca Mısır’ın yönetim merkezi olarak kullanılan bu tarihî alanda Eyyubi, Memlük ve Osmanlı dönemlerinin birbirini takip eden izlerini görüyoruz.

Kale içerisinde ilk olarak Kahire siluetinin en belirgin yapılarından biri olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa Camii’ni ziyaret ediyoruz. Osmanlı mimarisinin etkilerini taşıyan kubbeleri, zarif minareleri ve geniş iç mekânıyla dikkat çeken cami; Osmanlı döneminde Mısır’ın askerî, idari ve toplumsal dönüşümüne damga vuran Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın bıraktığı en görkemli eserlerden biridir.

Caminin avlusundan Kahire’nin geniş panoramasını seyrederken bir yanda tarihî İslam Kahiresi’ni, diğer yanda modern şehrin uzanan mahallelerini görüyoruz. Caminin içerisinde bulunan Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın kabri başında onun Mısır tarihindeki yerini ve Osmanlı Devleti ile olan bağını dinliyoruz.

Ardından kale içerisindeki Memlük döneminin önemli eserlerinden Sultan Nasır Muhammed Camii’ni ziyaret ediyoruz. Yüzyıllar boyunca Memlük sultanlarının ve saray mensuplarının cuma namazlarını eda ettiği bu tarihî cami, dengeli mimarisi ve zarif ayrıntılarıyla dikkat çekmektedir. Aynı kale içerisinde yer alan iki cami, Memlük ve Osmanlı dönemlerinin mimari anlayışlarını karşılaştırma imkânı sunmaktadır.

Kale ziyaretimizin ardından birbirinin karşısında yükselen Sultan Hasan Camii ve Medresesi ile Er-Rifai Camii’ne geçiyoruz.

Memlük mimarisinin en görkemli eserlerinden biri olan Sultan Hasan Camii, yalnızca bir ibadet mekânı değil; Kur’an, hadis, fıkıh ve dönemin diğer ilimlerinin okutulduğu büyük bir eğitim merkezi olarak inşa edilmiştir. Farklı ilim halkalarının aynı çatı altında buluştuğu bu yapı, İslam medeniyetinde cami ile medresenin, ibadet ile eğitimin birbirinden ayrılmadığını gösteren etkileyici bir örnektir.

Sultan Hasan Camii’nin hemen karşısında bulunan Er-Rifai Camii ise Kahire’nin yakın dönem tarihine açılan farklı bir kapıdır. Caminin manevi kimliğinin yanı sıra Mısır hanedanına mensup isimlerin kabirlerinin burada bulunması, bu bölgeyi hem dinî hem de tarihî açıdan özel bir ziyaret noktası hâline getirmektedir. Karşılıklı yükselen iki büyük yapı, Memlük döneminden modern Mısır’a uzanan yüzyılları aynı meydanda buluşturmaktadır.

Bugün cuma günü olması nedeniyle programımızı mümkün olduğu ölçüde namaz vaktine göre düzenliyoruz. Cuma namazımızı Sultan Hasan Camii veya El-Ezher Camii’nde eda etmeyi hedefliyoruz. Ziyaret saatleri, yoğunluk, güvenlik veya resmî uygulamalar nedeniyle bunun mümkün olmaması hâlinde namazımızı güzergâh üzerindeki uygun başka bir camide eda ediyoruz.

Programımızın devamında, İslam dünyasının en köklü ilim merkezlerinden biri olan El-Ezher Camii’ni ziyaret ediyoruz. Kuruluşundan itibaren yüzyıllar boyunca farklı coğrafyalardan gelen öğrencileri ağırlayan El-Ezher; yalnızca Mısır’ın değil, bütün İslam dünyasının ilim, eğitim ve düşünce hayatında belirleyici bir yere sahip olmuştur.

Caminin avlularında ve ders halkalarının kurulduğu tarihî bölümlerinde ilerlerken, burada yetişen âlimlerin ve dünyanın farklı bölgelerinden Kahire’ye ilim öğrenmek için gelen öğrencilerin hikâyelerini dinliyoruz. El-Ezher’in asırlardır devam eden eğitim geleneği, bilginin nesilden nesile aktarılmasının İslam medeniyetindeki yerini hissettiriyor.

Ardından Kahire halkının manevi hayatında çok özel bir yere sahip olan Hz. Hüseyin Camii ve Makamı’nı ziyaret ediyoruz. Mısır’da yaşatılan köklü dinî geleneğe göre Hz. Hüseyin’in mübarek başının burada bulunduğuna inanılmaktadır. Bu nedenle cami ve çevresi, Ehl-i Beyt sevgisinin Kahire’de en güçlü biçimde hissedildiği ziyaret merkezlerinden biridir.

Burada Peygamber Efendimizin sevgili torunu Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da yaşadığı büyük imtihanı, adalet ve hakikat uğruna gösterdiği kararlılığı hatırlıyor; Ehl-i Beyt’e duyulan sevgi ve hürmetin Mısır halkının dinî ve kültürel hayatına nasıl yansıdığını dinliyoruz. Makamın manevi atmosferinde dualarımızı ediyor ve kısa bir tefekkür zamanı geçiriyoruz.

Ziyaretimizin ardından tarihî Kahire’nin kalbinde yer alan Muizz Caddesi’ne geçiyoruz. Fatımi, Eyyubi, Memlük ve Osmanlı dönemlerinden günümüze ulaşan camiler, medreseler, sebiller, türbeler ve tarihî evler arasında yürürken, adeta açık hava müzesini andıran bir medeniyet koridorunda ilerliyoruz.

Taş işçiliğiyle süslenmiş cepheler, ahşap pencereler, dar sokaklar ve yüzyıllardır canlılığını koruyan çarşılar arasında Kahire’nin geçmişle bugün arasında kurduğu bağı hissediyoruz. Burada yalnızca mimari eserleri değil; ezan sesinin, ticaretin, ibadetin ve gündelik hayatın iç içe geçtiği yaşayan bir İslam şehrini tanıyoruz.

Yürüyüşümüzü Kahire’nin en ünlü tarihî çarşılarından Khan el-Khalili’de sürdürüyoruz. Baharatçılar, bakırcılar, kumaşçılar, geleneksel el sanatları dükkânları ve tarihî kahvehaneler arasında alışveriş ve çevreyi keşfetmek için serbest zaman veriyoruz.

Akşam saatlerinde Nil Nehri kıyısında bulunan Al Saraya sabit gemi restoranına geçiyoruz. Nil’in akşam manzarası eşliğinde açık büfe olarak sunulacak akşam yemeğimizi alıyoruz.

Al Saraya’daki açık büfe akşam yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli içecekler sunulacaktır.

Ardından, otele dönüyoruz.

Geceleme Kahire/Giza bölgesindeki otelimizde.

6. GÜN | GİZA – KAHİRE

KADİM MISIR’DAN EHL-İ BEYT’İN MANEVİ İZLERİNE

Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, insanlık tarihinin en etkileyici yapılarından biri olan Giza Piramitleri’ni keşfetmek üzere hareket ediyoruz.

Gün boyunca araçlarımızda yeterli miktarda içme suyu ücretsiz olarak sunulmaktadır. Araç içi Wi-Fi hizmetinden yerel kapsama alanı ve kullanım kotası çerçevesinde ücretsiz olarak yararlanılabilir. Öğle yemeğinin programa dahil olmadığı bugün, uygun zamanda misafirlerimize araçta atıştırmalık ikramları sunulmaktadır.

Giza Platosu’na ulaştığımızda binlerce yıldır ayakta duran Keops, Kefren ve Mikerinos piramitleri bütün görkemiyle karşımıza çıkıyor. Antik Mısır hükümdarlarının ebediyet düşüncesini, güç anlayışını ve ölümden sonraki hayata duydukları inancı yansıtan bu anıtsal yapılar; yalnızca mühendislik başarılarıyla değil, insanın zaman ve sonsuzluk karşısındaki arayışıyla da dikkat çekmektedir.

Rehberimizin anlatımları eşliğinde piramitlerin nasıl ve hangi amaçla inşa edildiğini, Antik Mısır toplumundaki firavun anlayışını ve bu büyük yapıların çevresinde şekillenen hayatı dinliyoruz. Binlerce yıl önce inşa edilmiş bu eserlerin önünde dururken insanın dünyada bıraktığı izleri, zamanın gücünü ve her türlü dünyevi ihtişamın geçiciliğini düşünme imkânı buluyoruz.

Üç büyük piramidi birlikte görebileceğimiz panoramik seyir noktasında fotoğraf molası veriyoruz. Ardından insan başı ve aslan gövdesiyle Giza Platosu’nun kadim muhafızı olarak kabul edilen Sfenks’i görüyoruz. Sessizce piramitlere bakan Sfenks’in taşıdığı sembolik anlamları ve yüzyıllar boyunca çevresinde oluşan hikâyeleri dinliyoruz.

Gezimizin devamında, firavunların cenaze törenleri ve ölümden sonraki hayat anlayışıyla bağlantılı olarak kullanılan Vadi Tapınağı’nı ziyaret ediyoruz. Bu alanda piramitlerin yalnızca bağımsız mezarlar olmadığını; tapınaklar, geçitler ve tören alanlarından oluşan geniş bir bütünün parçası olduğunu öğreniyoruz.

Giza ziyaretimizin ardından Mısır’ın geleneksel kültürünü tanıyacağımız papirüs atölyesine gidiyoruz. Nil kıyılarında yetişen papirüs bitkisinin eski dönemlerde nasıl işlendiğini, yazı ve resim yüzeyine nasıl dönüştürüldüğünü izliyoruz. Dileyen misafirlerimiz burada el yapımı papirüs çalışmalarını inceleyebilir ve alışveriş yapabilirler.

Ardından Mısır’ın binlerce yıllık koku ve esans geleneğini tanımak üzere parfüm ve esans merkezini ziyaret ediyoruz. Geleneksel esansların hazırlanışı, kullanılan bitkiler ve güzel kokunun Mısır kültüründeki yeri hakkında bilgi alıyoruz.

Günün ikinci bölümünde Kahire’nin Ehl-i Beyt sevgisini ve ilim geleneğini yansıtan manevi merkezlerini ziyaret ediyoruz. Kadim Mısır’ın taşlara işlenmiş ihtişamından ayrılarak, bu kez asırlardır dualarla ve gönül bağlılığıyla yaşatılan farklı bir mirasın izlerini takip ediyoruz.

İlk ziyaretimizi, Peygamber Efendimizin torunu Hz. Hasan’ın soyundan gelen Seyyide Nefise’ye nispet edilen cami ve makama gerçekleştiriyoruz. İlmi, ibadeti, cömertliği ve güzel ahlakıyla tanınan Seyyide Nefise, Kahire’nin manevi hayatında yüzyıllardır özel bir yere sahiptir.

Burada Seyyide Nefise’nin hayatını, ilme ve ibadete adanmış yönünü ve Mısır halkının kendisine duyduğu derin sevgiyi dinliyoruz. Makamın huzurlu atmosferinde dualarımızı ediyor ve kısa bir tefekkür zamanı geçiriyoruz.

Ardından İslam dünyasının en büyük fıkıh âlimlerinden biri olan İmam Şafii’nin Camii ve Türbesi’ni ziyaret ediyoruz. Hayatının son dönemini Mısır’da geçiren İmam Şafii, burada gerçekleştirdiği ilmî çalışmalarla düşüncesini olgunlaştırmış ve sonraki nesilleri etkileyen büyük bir ilim mirası bırakmıştır.

İmam Şafii’nin hayat hikâyesini, ilim yolculuklarını, farklı görüşleri dikkatle değerlendiren yaklaşımını ve İslam hukuk düşüncesindeki yerini rehberimizin anlatımlarıyla tanıyoruz. Bu ziyaret sırasında İslam medeniyetinde ilmin, güzel ahlakın ve hakikati aramanın önemini bir kez daha hatırlıyoruz.

Bir sonraki durağımız, Mısır’daki köklü geleneğe göre Hz. Ali ile Hz. Fatıma’nın kızı ve Peygamber Efendimizin torunu Seyyide Zeyneb’e nispet edilen cami ve makam oluyor.

Seyyide Zeyneb’in hayatı; Ehl-i Beyt’in yaşadığı büyük acılar karşısında gösterdiği sabır, metanet ve vakar ile hatırlanmaktadır. Özellikle Kerbelâ sonrasında üstlendiği sorumluluk ve hakikati dile getirmekte gösterdiği cesaret, onu İslam tarihinin en güçlü kadın şahsiyetlerinden biri hâline getirmiştir.

Makamın manevi atmosferinde Seyyide Zeyneb’in sabrını, dirayetini ve ailesine duyduğu bağlılığı dinliyor; Ehl-i Beyt sevgisinin Mısır toplumunun dinî ve kültürel hayatında nasıl yaşatıldığını hissediyoruz.

Güzergâh, ziyaret saatleri ve ibadet düzeninin uygunluğuna bağlı olarak programda belirtilen diğer seçilmiş Ehl-i Beyt ve İslam âlimleri makamları da ziyaret edilebilecektir. Namaz vakitlerinde uygun olan ziyaret noktalarındaki camilerde namazlarımızı eda ediyoruz.

Manevi ziyaretlerimizin ardından akşam yemeğimizi almak üzere Mevlana Restaurant’a geçiyoruz.

Akşam yemeği menümüzde mercimek çorbası, soğuk mezeler ve salata çeşitleri, pilav eşliğinde karışık ızgara, bamya güveç, tatlı ve meyve sunuluyor.

Akşam yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli içecekler sunulacaktır.

Ardından, otelimize dönüyoruz.

Geceleme Kahire/Giza bölgesindeki otelimizde.

7. GÜN | KAHİRE – TANTA – İSKENDERİYE

TASAVVUFUN İZİNDE AKDENİZ’E: SEYYİD AHMED EL-BEDEVİ’DEN EBU’L ABBAS EL-MURSİ’YE

Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından odalarımızı boşaltıyor ve Nil Deltası’nın önemli şehirlerinden Tanta’ya doğru hareket ediyoruz.

Yolculuğumuz boyunca araçlarımızda yeterli miktarda içme suyu ücretsiz olarak sunulmaktadır. Araç içi Wi-Fi hizmetinden yerel kapsama alanı ve kullanım kotası çerçevesinde ücretsiz olarak yararlanılabilir. Yol ve trafik şartlarının güvenli ve uygun olduğu bölümlerde misafirlerimize limitli çay, kahve ve atıştırmalık ikramları sunulmaktadır.

Bugünkü yolculuğumuz, Mısır’ın iki büyük gönül insanını ve onların çevresinde gelişen manevi mirası aynı rota üzerinde buluşturuyor. Tanta’da Seyyid Ahmed el-Bedevi’nin, İskenderiye’de ise Ebu’l Abbas el-Mursi’nin izlerini takip ederken; tasavvuf geleneğinin Mısır’ın şehir hayatına, ibadet kültürüne ve halkın manevi dünyasına nasıl dokunduğunu yakından hissediyoruz.

Tanta’ya varışımızın ardından şehrin kalbinde yükselen Seyyid Ahmed el-Bedevi Camii ve Türbesi’ni ziyaret ediyoruz. Kuzey Afrika’dan Hicaz’a, oradan Mısır’a uzanan hayat yolculuğunun ardından Tanta’ya yerleşen Seyyid Ahmed el-Bedevi; ilme, ibadete ve manevi terbiyeye adanmış hayatıyla Mısır’ın en çok hürmet gösterilen gönül insanlarından biri hâline gelmiştir.

Onun Tanta’ya yerleşmesiyle birlikte şehir, zaman içerisinde yalnızca önemli bir ticaret merkezi değil; insanların dua etmek, ilim ve irfan meclislerinde buluşmak üzere geldikleri güçlü bir manevi merkez kimliği de kazanmıştır. Seyyid Ahmed el-Bedevi’nin çevresinde gelişen tasavvuf geleneği, asırlar boyunca Mısır’ın farklı bölgelerinden insanları Tanta’da bir araya getirmiş ve şehri onun adıyla özdeşleşen önemli bir ziyaret noktası hâline getirmiştir.

Caminin ve türbenin huzurlu atmosferinde Seyyid Ahmed el-Bedevi’nin hayatını, Tanta halkının manevi hafızasındaki yerini ve çevresinde oluşan tasavvuf geleneğini dinliyoruz. Dualarımızı ediyor; ziyaret ve ibadet koşullarının uygun olması hâlinde namazımızı burada eda ediyoruz.

Tanta ziyaretimizin ardından Akdeniz kıyısındaki İskenderiye’ye doğru hareket ediyoruz.

İskenderiye’ye ulaştığımızda Büyük İskender’den Greko-Romen dünyaya, İslam medeniyetinden Memlük ve Osmanlı dönemlerine kadar farklı kültürlerin izlerini taşıyan bu kadim liman şehrini tanımaya başlıyoruz. Akdeniz’in maviliğiyle çevrili İskenderiye, tarih boyunca yalnızca ticaret gemilerinin değil; fikirlerin, ilim insanlarının, mutasavvıfların ve farklı medeniyetlerin de buluşma noktası olmuştur.

İlk ziyaretimizi, İskenderiye’nin en önemli manevi merkezlerinden biri olan Ebu’l Abbas el-Mursi Camii ve Türbesi’ne gerçekleştiriyoruz. Endülüs’ten başlayarak Kuzey Afrika üzerinden İskenderiye’ye uzanan hayat yolculuğuyla tanınan Ebu’l Abbas el-Mursi, şehrin ilim ve tasavvuf hayatında derin izler bırakmış önemli bir gönül insanıdır.

Onun hikâyesi aynı zamanda Akdeniz’in iki yakası arasında kurulan manevi ve kültürel bağın hikâyesidir. Endülüs’ten taşıdığı ilim ve irfan birikimini İskenderiye’nin çok kültürlü dünyasıyla buluşturan Ebu’l Abbas el-Mursi, çevresinde oluşan sohbet ve eğitim halkalarıyla şehrin manevi kimliğinin şekillenmesine katkıda bulunmuştur.

Bugün onun adını taşıyan cami; kubbeleri, zarif minareleri ve etkileyici taş işçiliğiyle İskenderiye’nin İslami siluetinin en dikkat çekici yapılarından biridir. Caminin içinde ve türbenin çevresinde, şehrin günlük hayatı ile yüzyıllardır devam eden manevi ziyaret geleneğinin nasıl iç içe yaşadığını görüyoruz.

Ebu’l Abbas el-Mursi’nin hayatını ve tasavvuf geleneğindeki yerini dinliyor, türbe ziyaretimiz sırasında dualarımızı ediyoruz. Ziyaret ve ibadet koşullarının uygun olması hâlinde namazımızı camide eda ediyoruz.

Manevi ziyaretimizin ardından Akdeniz kıyısında yükselen Kayıtbay Kalesi’ne geçiyoruz. Memlük Sultanı Kayıtbay tarafından İskenderiye’yi denizden gelebilecek tehlikelere karşı korumak amacıyla yaptırılan bu görkemli kale, İslam dünyasının Akdeniz’deki savunma tarihinin önemli yapılarından biridir.

Antik dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen İskenderiye Feneri’nin bulunduğu bölgede yükselen kale, şehrin farklı tarihî dönemlerini aynı noktada buluşturmaktadır. Bir zamanlar denizcilere yol gösteren büyük fenerin bulunduğu yerde daha sonra şehri koruyan bir kalenin yükselmesi, İskenderiye’nin tarih boyunca Akdeniz’e açılan stratejik kapı olma özelliğini koruduğunu göstermektedir.

Kale çevresinde Akdeniz’in ve İskenderiye sahilinin panoramik manzarasını seyrediyor, kentin denizle kurduğu güçlü bağı hissediyoruz.

Programımızın devamında İskenderiye’nin farklı medeniyet katmanlarını yansıtan önemli noktalarını panoramik olarak görüyoruz. Halk arasında Pompeius Sütunu olarak tanınan Roma dönemi anıtını görürken, İskenderiye’nin Greko-Romen geçmişine uzanan hikâyesini dinliyoruz.

Ardından antik dünyanın en önemli ilim merkezlerinden biri olan eski İskenderiye Kütüphanesi’nin hatırasını yaşatan modern İskenderiye Kütüphanesi’ni dışarıdan görüyoruz. Bilginin, araştırmanın ve kültürler arası etkileşimin sembolü olan yapı, İskenderiye’nin geçmişte olduğu gibi bugün de bir ilim ve kültür şehri olma iddiasını temsil etmektedir.

Sahil şeridi boyunca gerçekleştireceğimiz panoramik gezimiz sırasında Akdeniz’e açılan limanları, tarihî şehir dokusunu ve İskenderiye’nin kendine özgü gündelik hayatını gözlemliyoruz. Program ve zaman koşullarının elvermesi hâlinde Montaza bölgesini ve saray bahçelerini panoramik veya kısa ziyaret şeklinde görüyoruz.

Gün boyunca gerçekleştireceğimiz ziyaretlerin ardından İskenderiye sahilinde bulunan yerel restoranımıza geçiyoruz. Akdeniz manzarası eşliğinde alacağımız akşam yemeği menümüzde soğuk mezeler ve salata çeşitleri, günün ızgara veya kızarmış mevsim balığı ile tatlı veya meyve sunuluyor.

Akşam yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli içecekler sunulacaktır.

Ardından, sahil bölgesinde kısa bir serbest zaman veriyoruz. Belirlenen saatte yeniden buluşarak, gece yarısından sonra gerçekleşecek dönüş uçuşumuz için Borg El Arab Havalimanı’na hareket ediyoruz.

8. GÜN | İSKENDERİYE – İSTANBUL

MANEVİYATLA ZENGİNLEŞEN HATIRALARLA DÖNÜŞ

Gece yarısından sonra Borg El Arab Havalimanı’na ulaşıyoruz. Bilet, bagaj ve pasaport işlemlerimizin tamamlanmasının ardından Pegasus Hava Yolları’nın PC629 sefer sayılı tarifeli direkt uçuşu ile saat 03.20’de İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na hareket ediyoruz.

Kahire’nin Ehl-i Beyt makamları, âlimleri ve sultanları; Giza’nın binlerce yıllık mirası; Tanta ve İskenderiye’nin tasavvuf geleneği boyunca devam eden yolculuğumuzu tamamlıyoruz.

Bu özel rota boyunca yalnızca Mısır’ın tarihî eserlerini görmekle kalmadık; farklı medeniyetlerin, inançların, ilim ve irfan geleneğinin aynı topraklarda bıraktığı izleri de yakından tanıdık. Dualarla, manevi anlatımlarla ve birlikte biriktirdiğimiz güzel hatıralarla Mısır’a veda ediyoruz.

Yerel saatle 06.25’te İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na varışımızın ardından turumuz sona eriyor.

Bir başka TurWiz organizasyonunda buluşmak dileğiyle…

## Dahil Olanlar

FİYATA DAHİL HİZMETLER

- Pegasus Hava Yolları’nın tarifeli direkt seferleriyle İstanbul Sabiha Gökçen – Şarm El-Şeyh gidiş ve İskenderiye Borg El Arab – İstanbul Sabiha Gökçen dönüş ekonomi sınıfı uçak biletleri

- Uçak biletlerine ait havalimanı vergileri

- Programda belirtilen veya benzer kategorideki otellerde toplam 6 gece konaklama: Şarm El-Şeyh’te 2 gece, St. Catherine’de 1 gece ve Kahire/Giza bölgesinde 3 gece

- Şarm El-Şeyh’te alkolsüz her şey dahil konseptinde konaklama ve otelin konsept saatleri kapsamında sunulan yiyecek ve alkolsüz içecekler

- Program kapsamında belirtilen otel kahvaltıları

- Dahab’da deniz kıyısındaki yerel restoranda taze deniz ürünleri ağırlıklı öğle yemeği ve limitli alkolsüz içecekler

- St. Catherine’de otelde akşam yemeği ve limitli alkolsüz içecekler

- Kahire’ye varış günü otelde akşam yemeği ve limitli alkolsüz içecekler

- Kahire’de Al Saraya sabit gemi restoranında açık büfe akşam yemeği ve limitli alkolsüz içecekler

- Kahire’de Mevlana Restaurant’ta özel menü akşam yemeği ve limitli alkolsüz içecekler

- İskenderiye’de deniz kıyısındaki yerel restoranda balık menülü akşam yemeği ve limitli alkolsüz içecekler

- Şarm El-Şeyh panoramik şehir gezisi, Sea Scope deneyimi ve Soho Meydanı ziyareti

- Dahab’da 4x4 araçlarla kanyon turu ve Dahab çarşısında serbest zaman

- Profesyonel yerel dağ rehberliği ile Musa Dağı gece tırmanışı

- St. Catherine Manastırı ve program kapsamında ziyarete açık bölümlerinin standart giriş ücreti

- Programda belirtilen Kahire, Giza, Tanta ve İskenderiye ziyaretleri ile standart giriş ücretleri

- Program kapsamında belirtilen bütün şehirler arası ulaşım, havalimanı–otel transferleri ve gezi transferleri

- Grup büyüklüğüne uygun klimalı özel tur aracı ve gerekli parkurlarda 4x4 arazi araçları

- Tur boyunca araçlarda yeterli miktarda ücretsiz içme suyu

- Yerel kapsama alanı ve kullanım kotası çerçevesinde ücretsiz araç içi Wi-Fi hizmeti

- Uzun yolculuklarda, güvenli ve uygun yol şartlarında limitli çay, kahve ve atıştırmalık ikramları

- İslam tarihi, Mısır tarihi, Ehl-i Beyt mirası, Sina ve Osmanlı eserleri konusunda bilgili profesyonel Türkçe rehberlik ve gerekli yerlerde yerel rehberlik hizmeti

- Havalimanı karşılama, uğurlama ve destinasyon içi asistans hizmetleri

- 1618 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmesi zorunlu sigorta poliçesi sertifikası

## Dahil Olmayanlar

FİYATA DAHİL OLMAYAN HİZMETLER

- T.C. umuma mahsus, bordo pasaport sahiplerinin tabi oldukları Mısır varış sınır vizesi, vize başvuru, hizmet ve işlem ücretleri (60 USD) (Not: Yeşil Pasaportu olan misafirlerimizin vizeye ihtiyaçları yoktur).

- Yurt dışı çıkış harcı

- Programda açıkça dahil olduğu belirtilmeyen öğle yemekleri ve diğer öğünler

- Dahil yemeklerde belirlenen limitin üzerinde sipariş edilecek yiyecekler ve içecekler

- Program kapsamında sunulmayan çay, kahve, meşrubat ve diğer içecekler

- Otel odalarındaki minibar kullanımları

- Oda servisi, çamaşırhane, telefon ve benzeri otel ekstraları

- Programda açıkça dahil olduğu belirtilmeyen müze, ören yeri, etkinlik ve özel giriş ücretleri

- Piramitlerin iç bölümlerine girişler

- Krallar Vadisi’nde ayrıca ücretlendirilen özel mezarlar ve programa dahil olduğu açıkça belirtilmeyen mezar girişleri

- Tutankhamun Mezarı ve benzeri ayrıca bilet gerektiren özel ziyaretler

- Programda yer almayan ekstra turlar ve kişisel aktiviteler

- Papirüs, parfüm, esans, çömlek, seramik ve diğer alışveriş noktalarında yapılacak kişisel harcamalar

- Çömlek atölyesinde yapılabilecek ürün satın alma, pişirme, paketleme, kargo veya sonradan teslim hizmetleri

- Kişisel harcamalar

- Rehber, şoför ve yerel personele verilebilecek bahşişler

- Özel seyahat sağlık sigortası

- Seyahat iptal, vize reddi, bagaj, uçuş gecikmesi, kapsam genişletilmiş sağlık ve benzeri isteğe bağlı sigortalar

- Havayolunun ilgili bilet sınıfına dahil olmayan ilave bagaj, koltuk seçimi, uçak içi yemek ve diğer ek hizmetleri

- Yolcunun kendi işlemi, gecikmesi, belge eksikliği veya uçuşu kaçırması nedeniyle ihtiyaç duyabileceği ilave ulaşım, konaklama ve yeni uçak bileti giderleri

- Bahşişler

---
Dünyaperesttur · 5327374377 · info@dunyaperesttur.com
